Erkek olsam idolüm Abdulhak Hamit Tarhan olurdu



0 yorum

Hamid'in en meşhur eseri Makber'dir.

Eyvah ne yer ne yar kaldı
Gönlüm dolu ah u zar kaldı
Şimdi buradaydı gitti elden
Gitti ebede gelip ezelden
Ben gittim o haksar kaldı
Bir köşede tarumar kaldı
Baki o enisi dilden eyvah
Beyrutta bir mezar kaldı

Nerde arayayım o dil rübayı?
Kimden sorayım o bi-nevayı?
Bildir bana nerde, nerde ya Rab?
Kim attı beni bu derde ya Rab?
Derler ki:Unut o aşinayı,
Gitti, tutarak reh-i bekayı.
Sığsın mı hayale bu hakikat?
Görsün mü gözüm bu macerayı?

Sür'atle nasıl değişti halim?
Almaz bunu havsalam,hayalim
Bir şey görürüm, mezara benzer..
Baktıkça alır, o yara benzer.
Şeklerle güzar m'eder leyalim,
Bir sadme-i inkilaptır bu,
Bilmem ki yakın mıdır zevalim?

Çık Fatıma,lahdden kıyam et,
Yadımdaki haline devam et.
Ketm etme bu razı, söyle bir söz,
Ben isterim ah öyle bir söz....
Güller gibi meyl-i ibtisam et,
Dağ-i dile çare bul, meram et:
Bir tatlı bakışla, bir gülüşle
Eyyam-ı hayatımı tamam et.

Ey yar, şu nev-bahar-sensiz
Ben anlıyorum ki yar sensin!!
Ettikçe nigah bahr ü berre
Birden sanırım ki bazı kerre
Meşcerdeki rüzgar sensin
Türben görünce, anlarım ki,
Öldüm, bana türbedar sensin..

  Hamid bunu 1885'te ölen eşi Fatmaya aynı yıl yazmıştır.
Bu müthiş aşk dolu şiiri yazan Hamid, Fatma'nın senesi dolmadan evlenmeye çalışmıştır ama evlenmek istediği İngiliz hamfendinin ailesi izin vermediği için evlenememiştir.
  Bundan 4 yıl sonra 2.evliliğini yapıyor ama 2.eşi de ölüyor. Ona da Makber gibi bir şiir yazmak istese de bu sadece bir tasarı olarak kalıyor.Yine bu 2.eşinin senesi dolmadan 3.kere evleniyor ama bu sefer evliliği yalnızca 20 gün sürüyor, boşanıyor.

  Ve Lüsyen. Hamid 60 yaşında, Lüsyen 18 yaşında.Evleniyorlar.
   Hamid çok çapkın bir adam ve bütün eşlerini de bol bol aldatıyor.
 

Ne bileyim ben erkek olsam aynı Hamid gibi olurdum.Aynı onun gibi çok kararsızım.

Al Midan



0 yorum
  Sanırım ilk doğru düzgün yazımı yazabilirim.Bu Tahrir direnişi/devrimiyle ilgili.
İki gün önce belgeseli izledim ve hala kendimi hiç iyi hissetmiyorum.Gezi'ye katılan herkese kendini kötü hissettireceğine eminim.Daha önce neden izlemedim diye kendime kızdım biraz.Film eleştiri, özeti vs. blogu olmayacak burası(sanırım). Amaaan benim kişisel blogum isteğimi yazmayı planlıyorum, bugün Al Midan'ı yazacağım.



  Tahrir devrimini, Mübarek'in indirilmesini , ardından ordunun başa geçip sonra seçimle Mursi'nin başa geçmesiyle tekrar isyan eden halk tarafından Mursi'nin de ordu tarafından indirildiğini anlatan Tahrir belgeseli.
  Konu hakkında çok genel bilgim vardı ama bu belgesel olayları daha iyi kavramanızı sağlıyor.


Müslüman Kardeşlerin devrimi nasıl çaldığını göreceksiniz belgeselde.


''Biz, sınavı çok iyi geçmiş ama kağıda adını yazmayı unutmuş birisine benziyoruz''


Mısır halkı da bizim gibi.Ben daha yobaz bir halt bekliyordum.Ama açığı kapalısı, müslümanı hristiyanı hep beraber tahrirde direnmişler, taaa ki Müslüman Kardeşler Tahrir'i işgal edip, devrimi çalana kadar.Müslüman Kardeşlere, Mısır'ın Akpsi hatta daha yobazı diyebiliriz.




         






Aşağıdaki fotoğraf Müslüman Kardeşlerin Mübarek'in devrilmesinden sonra güya yeni demokratik anayasa ve kanunlar için Tahrir'e gelişi.Daha sonra orduyla anlaşacaklar.


Müslüman Kardeşlere seküler hamfendilerden tepkiler



Neyse orduyu zorlayarak Mübarekten sonra seçim yapılıyor, Seçimde iki aday vardır; biri Mübarek'in adamı diğeri Müslüman Kardeşlerin adamı.İki ucu boklu değnek.
Bildiğiniz gibi Mursi seçiliyor.


Mursi ve Müslüman Kardeşliğin bok gibi, yobaz yönetiminden yine şikayet eden halk Mursi'nin daha 1 senesi dolmadan tekrar sokaklara dökülüyor.
Tabi bu sefer ''beni halk seçti, hepinizi sikiceeem' moduna geçen Mursi polisini insanların üzerine saldırtıyor, gerçek mermiler sıkılıyor, bir çok insan ölüyor.
Medyanın yancılığını yazmıyorum, Geziyi bilen az çok biliyor.Gerçek mermi olayını inkar ediyor Müslim Brothers, haberlere çıkmıyor olaylar vs vs.


Tabi sonra küllerin arasında Sisi geliyor ve siktir git yobaz Mursi diyor.







Aşağıdaki videoyu belgeselden kestim, orjinallerini bulamadım, bulan olursa benimle paylaşsın.
Mutlaka dinleyin.  






Şarkıyı söyleyen Ramy Essam direniş sırasında asker işkencesi sonrası bu hale gelmiş bu arada








Beni çok mutsuz etti bu belgesel.Gezi'yi düşündüm, hem nefret ettim hem de özledim.
Olaylar olurken pek farkında değildim Tahrir'in.Keşke baştan sona takip etseymişim.

Bu arada Mısırlı şarkıcı Ramy Essam baya yakışıklı.







Buralarda Yeniyim



0 yorum
Daha önceden blog açmıştım fakat uğraşmadım, çok da bir şey yazmadım.Umarım bu sefer öyle olmaz.Dur önce bir keşfedeyim buraları.
Yazı yazmaya pek yeteneğim yok, uzun cümleler kurmaktan hiç hoşlanmıyorum, uzun uzadıya yazamam da.Lisede en nefret ettiğim şey; dil ve anlatım dersinde kompozisyon yazmaktı.Hoca beğenirdi yazılarımı, tarzını ama bence bok gibilerdi...

Neyse bakalım bu nasıl olacak.Bu fotoğrafı da deneme amaçlı koyuyorum